
Derleyen: M. Nilgün Ercan
Yapay zeka teknolojisinin ayrılmaz bir parçası olan veri merkezlerinin sayısı arttıkça, tesislerin yapılacağı bölgelerde yaşayan halktan gelen tepkiler de yükselmeye başladı. Dünyanın en büyük alternatif varlık yönetim şirketi olarak nitelendirilen New York merkezli Blackstone grubuna ait QTS (Quality Technology Services) tarafından Kuzey Virginia’ da yapılmak istenen veri merkezi projesinden halktan gelen protestolar ve davalarla geçen bir süreç
sonrasında vazgeçildi.
Söz konusu proje 2022 yılında bölgede kapsamlı bir planlamanın parçası olarak gündeme gelmiş olup, 2100 dönümlük bir alanda 37 veri merkezine ev sahipliği yapacak bir dijital geçit projesi olarak tanımlanıyordu. QTS şirketinin belirttiğine göre, proje iyi planlanmış ve analiz edilmişti; bölge için 50 milyar ABD$ tutarında bir yatırım
sağlayacaktı. Söz konusu alanda 800’ dönümden fazla sahayı kontrol edecek olan QTS’ nin yanı sıra 800-100 dönümlük kısmının kontrolü de Compass Datacenters adlı proje geliştiricisine aitti. Proje, tesisin yapılacağı yer olan Prens William yerel kurulunun süpervizörlerinden 2023 yılında onay almasına karşılık, gerek Amerikan İç Savaşı ile ilgili tarihi özelliği olan bir alanın yanında yapılacak olması gerekse doğal kaynaklar, tarım alanları, turizm ve yaşam kalitesine vereceği zararlar nedeniyle yöre sakinlerinden gelen ciddi tepki ile karşılaşmıştı (1,2).
Prens William idari bölgesi Kuzey Virginia eyaletinde “Veri Merkezi yolu” olarak bilinen bir bölgenin parçası; dünyada işletme halinde olan veri merkezlerinin %14’üne ev sahipliği yapan bölge bu nedenle dünyada veri merkezlerinin en yoğun olduğu yer olarak nitelendiriliyor. Virginia gerek güvenilir enerji arzı, fiber dağıtım ağı ve
başkent Washington’ daki kamu kurumlarından oluşan müşterilere yakınlığı nedeniyle veri merkezleri için kilit önemde bir eyalet olarak görülüyor (2).
Projenin kamuoyu görüşüne açılması ile ilgili bir kuralın ihlal edilmesi nedeniyle, Mart ayında Virginia mahkemelerinin önceki onayların geçersiz olduğu konusunda karar vermesi sonrasında, önce yerel idare sonra proje ortağı Compass Datacenters projeden çekildiklerini açıklamışlardı (3). Temmuz ayı başında çıkan haberlere göre,
nihayetinde QTS şirketi de mahkemeye yaptığı başvuruda değerlendirmeleri sonucunda projeden vazgeçtiğini ve ilgili dosyaları da geri çektiğini resmi olarak bildirdi. Bu durum veri merkezi projelerine muhalefet eden kesimlerce önemli bir başarı olarak kabul ediliyor.
Haberlerde, veri merkezlerine gösterilen tepkinin siyaset sahnesinde yansımaları olduğu da ekleniyor. Sol kanat senatörlerinden Bernie Sanders yeni veri merkezi geliştirme projeleri için moratoryum yapılmasını talep eden siyasetçiler arasında yer alırken, Trump destekçileri ile karşı karşıya geliyorlar. Nitekim, Mart ayında Donald
Trump’ın teknoloji şirketlerinin patronlarını yerel halktan gelen protestolar nedeniyle projelerin reddedilmesi konusunda uyararak PR (Halka İlişkiler) desteğine ihtiyaç duyduklarını ilettiği bildiriliyor (2).
Bu tür haberler sadece ABD ile sınırlı değil. The Telegraph’ ta 31 Mayıs 2026’da çıkan bir habere göre, ABD ve özellikle Virginia merkezli örnekler verilerek, bu durumun İngiltere’ de kırsal bölgeleri de tehdit ettiği belirtildi (4).
İngiltere’ de elektrik şebekesini yöneten Ulusal Enerji Sistemleri İşletmecisi NESO tarafından bildirildiğine göre yeni kurulacak veri merkezleri için 173 şebeke bağlantısı başvurusu söz konusu. İngiltere için planlanan bazı veri merkezlerinin de ABD’ deki merkezlere benzer büyüklükte oldukları aktarılıyor.
İngiltere’ de planlanan 100 tesisin ihtiyaç duyduğu enerjiyi doğal gazdan diğerlerinin de atık enerjiden üretmesi planlanıyor (4). Veri merkezi projelerinin bir bölümü yerel halkın itirazı ile karşı karşıya. Tepkiler doğrultusunda oluşan kampanya grupları özellikle 24 saat süren uğultu ve bunun insan sağlığı üzerindeki etkilerine vurgu yapıyor.
Haberde yer verilen, North Weald /Essex bölgesinde Google tarafından planlanan veri merkezi için, yerel planlama yetkililerinin gürültü düzeyinin önemli düzeyde olmayacağı yönündeki görüşüne karşılık yöre sakinleri ortalama olarak 7 desibel, yedek türbinlerin çalıştırıldığı olağan dışı durumlarda 18 desibel düzeyindeki ilave artışın bölge açısından zararlı olacağı görüşündeler. İngiltere’ deki düzenlemelere göre fondaki ortalama gürültünün 10 desibel üzerine çıkılması durumunda bunun planlama açısından olumsuz bir etken olduğu kabul ediliyor. Özellikle veri merkezlerinin çok düşük frekanslı gürültüsünün insan sağlığı üzerindeki potansiyel etkisine dikkat çekiliyor.
Aynı haberde örnek olarak, Memphis/ABD’ de Elon Musk’ a ait xAI tarafından geliştirilen milyarlarca dolarlık, enerji ihtiyacı ancak 27 gaz türbini ile karşılanan Colossus veri merkezi kompleksi veriliyor; şirketin gürültünün önlenmesi için 7 milyon ABD$ tutarında yatırım yapıldığını belirtmesine karşılık, bölge sakinleri türbinlerin gürültüsünü engelleyemeyen sistemi ucuz mallar pazarlayan Çin e-ticaret sitesi Temu’ ya atıf yaparak alaylı şekilde “Temu akustik
duvarı” olarak nitelendiriyor. Ayrıca, bölgedeki sivil haklar kuruluşları ve aktivistler tarafından veri merkezi kaynaklı hava kirliliği ile ilgili olarak da mahkemeye gidilmiş durumda.
YZ teknolojisi yöneticileri halktan gelen bu tepkileri garip ya da saçma olarak nitelendirirken bazıları da gürültü meselesinin veri merkezlerinin diğer sorunlarının, örneğin yoğun enerji ihtiyacının gözden kaçması için sektör tarafından kullanılabileceği yönünde uyarılar yapıyor Pasifik Gaz ve Elektrik şirketinin yarattığı su kirliliğine karşı mücadele veren ve 1996 yılında davayı kazanan çevre aktivisti Erin Brockowich de bir web sitesi açarak ABD çapında hızla artan veri merkezlerine karşı daha sıkı kontrol getirilmesi yönündeki çağrılara katıldı (4). ABD Kongre üyeleri de federal düzenleme kurumları tarafından yeni çevresel kontroller yapılması için baskı yapıyor.
Gallup tarafından yapılan bir araştırmaya göre, her on Amerikalıdan yedisi evleri ve yaşadıkları toplulukların yakınlarında veri merkezi yapılmasına karşı çıkıyor. 2025 yılı sonlarında yapılan bir araştırmada bu oranın %47 olduğu düşünülürse tepkilerde dikkat çekici bir artış meydana gelmiş durumda (5). Veri merkezlerine duyulan tepki o kadar yoğun ki, The Washington Post’ a göre, yanıtlayanların arasında çoğu kişi nükleer santral yakınında yaşamayı tercih ediyor. Proje geliştiren şirketler yatırımın bölgeye sağlayacağı ekonomik canlanma ve yararlar konusunda propaganda çalışmaları yapsalar da, hatta bölgedeki yetkililerden destek gelse bile kamuoyu görüşünün alındığı toplantılar ve karşılaştıkları tepkiler sonucunda izin sürecinde önemli bir dirençle karşılaşıyorlar. Büyük ölçekli veri
merkezi geliştiriciler izin süreçlerini kolaylaştırmak için ilçe/kasaba konseylerini ve ilgili kuralları baypas edecek yollar arıyor ve projelerini altyapı açısından daha az gelişmiş kırsal alanlara kaydırmayı tercih edebiliyorlar.
Veri merkezlerinin sayısı ve kapasitesi arttıkça, elektrik talebi nedeniyle bölgesel olarak şebeke üzerine getirdiği yük, ihtiyaç duydukları enerjinin hangi kaynaktan karşılandığına bağlı olarak meydana gelecek hava kirliliği veya diğer etkiler, su tüketimi, gürültü düzeyi ve arazi kullanımı üzerindeki etkileri ile bunların yanı sıra elektrik fiyatlarında yükselme eğilimi oluşturma yönündeki sonuçları gündemde kalmaya devam edecek gibi görünüyor.
Kaynaklar;
1-Shane Snider, Data Center Knowledge, 6 Temmuz 2026, What QTS’ Canceled $30B Project Reveals About AI Data Centers
2-Melissa Lawford, The Telegraph,3 Temmuz 2026, Local protests derail US data centre ‘monstrosity’ backed by
Wall Street giant
3-Etiido Uko, 3 Temmuz 2026, Blackstone-owned QTS abandons planned world’s largest data center campus after years of lawsuits — 2,100-acre Virginia Digital Gateway project dies over a newspaper-notice technicality | Tom’s Hardware
4-Matthew Field, The Telegraph, 31 Mayıs 2026, The endless data centre whine threatening to blight Britain’s countryside, 31 Mayıs 2026
5-Jowi Morales, 14 Mayıs 2026, 70% of Americans oppose data centers near their homes, now less popular than nuclear power plants — opposition towards nearby AI infrastructure heating up as tech companies ramp up projects to acquire more compute | Tom’s Hardware
Görsel: Tom’s Hardware’den alındı ( Getty Images / Universal Images Group)