ALARA’sız Bir Dönem mi? ABD’de Nükleer Enerji İçin Yeni Sayfa

Derleyen: Radyobiyolog Dr. Deniz ÖNER / Radyasyondan Korunma Uzmanları Derneği Başkan Yardımcısı

ABD Enerji Bakanlığı’nın (DOE) ALARA ilkesini kendi bünyesinde uygulamadan kaldırma kararı, nükleer enerji dünyasında uzun süredir tartışılan bir dönüşümü resmen gündeme taşıdı. On yıllardır radyasyon güvenliğinin temel taşı olarak kabul edilen “Makul Olan En Düşük Seviyede Tutma” yaklaşımı, artık bilimsel ve ekonomik açıdan ciddi biçimde sorgulanıyor.

Enerji Bakanı Chris Wright’ın geçtiğimiz aylarda söylediği “nükleer yeniden seksi hale gelecek” sözü, tam da bu dönüşümün ruhunu yansıtıyor. Çünkü konu yalnızca düzenleme dili değil; nükleer enerjinin rekabet gücü, maliyet yapısı ve geleceği.

ALARA Nereden Geldi, Nereye Gidiyor?

ALARA ilkesi, radyasyonun her dozunun zararlı olduğu varsayımına dayanan Doğrusal Eşik Olmayan (LNT) modele dayanıyor. Bu yaklaşım, Soğuk Savaş döneminin nükleer korkuları içinde şekillendi ve 1970’lerden itibaren ABD düzenlemelerine yerleşti.

Ancak zamanla ALARA, “makul denge” anlayışından uzaklaştı. Düzenlemeler, doğal arka plan radyasyonunun bile altındaki seviyeleri hedefler hale geldi. Bunun sonucu ise:

*Artan lisanslama ve uyum maliyetleri

*Yavaşlayan yenilik ve yatırım süreçleri

*Kamuoyunda abartılı radyasyon korkuları

Bilim Ne Diyor?

Modern radyobiyoloji ve epidemiyoloji çalışmaları, düşük doz radyasyonun otomatik olarak sağlık riski oluşturmadığını gösteriyor. Hücrelerin DNA onarım mekanizmaları, adaptasyon süreçleri ve bağışıklık yanıtları bu tabloyu destekliyor.

Yüksek doğal radyasyona maruz kalan bölgelerde (örneğin Hindistan’ın Kerala bölgesi) kanser oranlarında artış görülmemesi ya da nükleer sektör çalışanlarına ilişkin uzun dönemli veriler, LNT ve

ALARA’nın düşük dozlar için riski abarttığını ortaya koyuyor. UNSCEAR ve OECD gibi kurumlar da bu görüşü paylaşıyor.

Ekonomik Etki: Asıl Tartışma Burada

ALARA’nın katı uygulanması, nükleer santrallerin:

*İnşaat

*İşletme

*Söküm

*Atık yönetimi maliyetlerini ciddi biçimde artırıyor.

Özellikle küçük modüler reaktörler (SMR) ve ergimiş tuz reaktörleri (MSR) gibi yeni nesil teknolojiler için bu durum büyük bir giriş engeline dönüşüyor.

DOE projelerinde, çok küçük radyasyon azaltımları için orantısız harcamalar yapıldığı artık açıkça kabul ediliyor. Daha risk-temelli bir yaklaşımın, milyarlarca dolarlık tasarruf ve daha rekabetçi bir nükleer sektör anlamına gelmesi mümkün.

Peki ABD ALARA’yı Kaldırdı mı?

Kısa cevap: Kısmen.

DOE, 2026 itibarıyla kendi iç düzenlemelerinde ALARA’yı kaldırdı. NRC (Nükleer Düzenleme Komisyonu) için ALARA hâlâ yürürlükte.

Başkanlık Kararnamesi, ALARA’nın tamamen iptalini değil, bilimsel temellerinin yeniden değerlendirilmesini istiyor.

Yani yaşanan şey, “ALARA’nın sonu”ndan çok, ALARA sonrası bir dönemin tartışmaya açılması.

Sonuç: Korkudan Bilime

ABD’de atılan bu adım, radyasyon güvenliğinde korkuya dayalı modellerden bilim temelli, orantılı ve risk odaklı düzenlemelere geçişin güçlü bir sinyali. Eğer NRC ve Kongre de bu yönde ilerlerse, nükleer enerji hem halk sağlığını koruyan hem de ekonomik olarak sürdürülebilir bir seçenek haline gelebilir.

ALARA uzun yıllar önemli bir rol oynadı. Ancak bilim değişti — ve düzenlemelerin de değişmesi artık kaçınılmaz görünüyor.

Dünya gündemine yeni tartışmaya açılan bu konu takip edilip, yeni düzenlemelerin neler getirdiği yazı dizimizin devamında paylaşılacaktır.

Dr. Deniz ÖNER / Kısa Özgeçmiş

İ.Ü. Radyobiyoloji ve Sağlık Araştırma ve Eğitim Merkezi’nde Deneysel Onkoloji konusunda Yüksek Lisans bitirdi. 1984-1987 yılları arasında İ.Ü. Genel Biyoloji ABD Araştırma Görevlisi olarak görev yaptı.
1988-2011 yılları arasında TAEK, Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi'nde, Radyobiyoloji ve Biyolojik Dozimetri konularında uzman/araştırıcı olarak çalıştı. 2005-2010 yılları arasında Müdür
Yardımcısı olarak idari görevde bulundu. Türkiye'nin ilk Biyolojik Doz Tayini laboratuvarının kurucularındandır ve Kromozom Aberasyon Analizi yöntemi ile Biyolojik Doz Analizi konusunda doktora tezi bulunmaktadır.
Karadeniz Bölgesinde Çernobil’in Etkileri konusunda Sağlık Bakanlığı, Kanser Daire Başkanlığı ile TAEK adına proje koordinatörlüğü yapmıştır. Radyasyon kazalarının tanı ve tedavisi konusunda, TAEK
Teknik Raporu olarak basılmış bir çeviri kitabı bulunmaktadır.
TAP Toplumsal Afet Derneği YK üyesi olarak KBRN eğitimleri ve Marmara Üniversitesinde kısmi zamanlı olarak “Radyasyon Güvenliği Kültürü” dersini vermektedir. İş sağlığı ve Güvenliği C sınıfı
uzmanlık, MEB Eğiticilerin Eğitimi sertifikası, Kriz Yönetimi, Toplam Kalite Yönetimi konularında çok sayıda eğitim ve uzmanlık belgesine sahiptir.
BİKAMDER- Birlikte Kanserle Mücadele Derneği Başkan Yardımcılığı ve RADKOR-Radyasyondan Korunma Uzmanları Derneği Başkan Yardımcılığı görevini sürdürmektedir.

Referanslar:

https://nationalinterest.org/blog/energy-world/the-department-of-energy-ends-alara

https://www.eenews.net/articles/doe-kills-decades-old-radiation-safety-standard/?

https://www.ksl.com/article/51391696/sen-curtis-energy-secretary-wright-on-why-its-time-to-

make-nuclear-energy-sexy-again?

https://www.nrc.gov/reading-rm/basic-ref/glossary/alara?

https://www.npr.org/2026/01/28/nx-s1-5677187/nuclear-safety-rules-rewritten-trump

Scroll to Top