
John Chadfield[1] / 8.12.2025 / Çeviren: Nezih Kazankaya
‘YZ’ olarak bilinen şeylerin büyük bir kısmı ilerlemeyle ilgili değil; milyarderlerin kârlarını artıran ve işçilerin yaşamlarını daha da kötüleştiren, insan emeğinin yerine geçen kalitesiz dijital çözümleri dayatan lobicilerle ilgilidir.
Emily M Bender ve Alex Hanna’nın yazdığı “The AI Con: How to Fight Big Tech’s Hype and Create the Future We Want” (YZ Aldatmacası: Büyük Teknoloji Şirketlerinin Aldatıcı Reklamlarıyla Nasıl Mücadele Edilir ve İstediğimiz Geleceği Nasıl Yaratırız) (Bodley-Head, 2025) kitabının incelemesi.
2022 yılında, İsveçli dijital banka ve fintech (finansal teknoloji) devi Klarna, yüzlerce çalışanın uzmanlığını ve enerjisini, görünüşe göre düzinelerce dilde milyonlarca farklı tüketici görüşmesini yürütecek tek bir rasyonel YZ asistanıyla değiştirmeyi umarak 700 kadrolu çalışanı işten çıkardı.
Ancak botlar işe yaramadı; müşteriler neredeyse anında sürekli aksaklıklardan ve uygulamada sürekli “döngülere” takılıp kalmaktan, istedikleri cevabı alamamaktan şikâyet etmeye başladılar. Kısa süre sonra Klarna hatasını kabul etmek zorunda kaldı ve bu yıl tekrar insan personel istihdamına geri döndü; ancak yine de şirketin kâr elde etme amacıyla çalışanlara “uzaktan ve esnek” sıfır saatli sözleşmeler sunan güvencesiz bir istihdam modeline geçme fırsatını kaçırmadı.
Bu, YZ aldatmasının kurumsal açgözlülüğü körüklediğine dair tek örnek değil ve benzer özelliklere sahip yeni hikâyeler her gün ortaya çıkmaya devam ediyor. Bu nedenle, Emily M Bender ve Alex Hanna’nın yazdığı The AI Con: How to Fight Big Tech’s Hype and Create the Future We Want (YZ Aldatmacası: Büyük Teknoloji Şirketlerinin Aldatıcı Reklamlarıyla Nasıl Mücadele Edilir ve İstediğimiz Geleceği Nasıl Yaratırız)” adlı kitabının yayınlanması, tam zamanında ve memnuniyet verici bir gelişme oldu.
Endişeli gözlemciler ve etkilenenler için bu kitap, toplumumuza YZ sistemlerini dayatan şirketlerin ve hükümetlerin giderek daha dengesiz hale gelen davranışlarını anlamak ve bunlara karşı koymak için mutlaka okunması gereken bir kitap. Communication Workers Union (İletişim İşçileri Sendikası) United Tech and Allied Workers (Birleşik Teknoloji ve İlgili Sektör İşçileri) şubesindeki bir sendikacı olarak, CEO’ların “YZ” olarak adlandırdıkları şeyle personel sayısını azaltıp verimliliği artıracakları umuduyla ağızlarının suyunun aktığını gördük.
Basın bültenleri, iddialar hakkında kanıt sunularak hesap sorulduğunda dahi hiçbir şey ifade etmiyor. Hissedarlar ve yatırımcılar uyanmaya başlıyor, ancak işgücü hala geri planda kaldığını hissediyor ve patronlarının kendilerini içermeyen fantastik bir gelecek gördükleri konusunda kanıt sunulmadan bilgilendiriliyor.
The AI Con (YZ Aldatmacası), YZ teriminin her zaman sadece bir pazarlama hilesinden başka bir şey olmadığını baştan belirtmekte haklıdır. Bender ve Hanna, “YZ bilinçli değildir, işinizi kolaylaştırmayacaktır ve YZ doktorları sizi iyileştirmeyecektir” diye yazıyor. “Bu aldatmaca, işinizi daha zor ve daha güvencesiz hale getirecektir.”
En önemlisi, kitap sürekli olarak kimin fayda sağladığı sorusuna geri dönüyor ve YZ’ya yönelik bu aldatmacanın tesadüfi veya kendiliğinden bir an olmadığını, aksine işçileri korkutma (ve dolayısıyla disipline etme) işlevini yerine getirdiğini ve patronlara büyük miktarda para kazanma fırsatı sunduğunu belirtiyor.
The AI Con (YZ Aldatmacası) boyunca Bender ve Hanna, YZ aldatmacasının kökenlerini, uygulanmasını ve etkisini derinlemesine (ve mizahla) analiz ediyorlar. Açık ve güçlü bir şekilde, YZ’nın insan emeğinin ve ilişki kurmanın kalitesiz bir alternatifi, kamu konutlarının tahsisinden çocuk ihmalinin araştırılmasına kadar çok çeşitli yaratıcı çalışmaları kaynak göstermeden beceriksizce kopyalayan bir araç olduğu sonucuna varıyorlar. Ancak yazarlar, kitabın sadece “alay etme pratiği” olmadığını, YZ’nın gerçek zararlarını ve buna karşı neler yapıldığını ortaya koyduklarını belirtiyorlar.
YZ aldatmacasının ardında, The AI Con (YZ Aldatmacası) adlı kitapta iddia edildiği gibi, milyarderlerin servetlerini artırmak için yönlendirilmiş büyük teknoloji lobicileri yatıyor. Sundukları hiçbir şey tutarlı veya gerçekten ‘akıllı’ değil; aksine, gerçekte olduklarından daha tutarlı ve çığır açıcı görünmek için sıklıkla bir araya getirilen bir dizi farklı otomasyon türüdür.
Bu YZ sahtekârlığı, kamuoyuna ve kurumsal ve siyasi iktidarın koridorlarına zehir saçan müşteri odaklı gazetecilik tarafından destekleniyor; yasa koyucular ve patronlar için, ‘YZ üzerinde çalışmanın’ mantıklı olduğu ve bunu yaparak yenilikçi, zeki ve hatta ‘kaçınılmaz değişimin’ ‘önünde’ olduğunuz algısı yaratılıyor.
Bu temel açgözlülük sorunu, The AI Con (YZ Aldatmacası) boyunca ele alınıyor. YZ, iş operasyonlarında -veya daha özel olarak, çalışanlarınıza nasıl davrandığınız konusunda- açgözlülüğe dayalı kararlar için harika bir bahane olduğunu kanıtlanmıştır. Klarna örneğinde olduğu gibi, CEO’ların YZ’ya yer açmak için binlerce kişiyi işten çıkaracaklarına dair cesur basın açıklamaları yaptıklarını gördük. Bu kararlar, meslektaşları ve hissedarların onları teknolojik ve finansal açıdan bilgili olarak algılamaları umuduyla alındı.
Ancak bu spekülatif balonun içinde birkaç yıl geçti ve vaat edilen bu paradigma hızla çözülmeye başladı. İnsanlar bu durumun farkına varmaya başladı mı? Bir dereceye kadar. Örneğin, risk sermayesi şirketlerinin YZ’ya yaptığı yatırımların azaldığını biliyoruz. Hisse senetlerinizin değerini yükseltmek için biraz YZ parıltısı serpmek artık yatırımcıları eskisi gibi etkilemiyor. CEO’lar da bir dereceye kadar, vaat edilenlerle sunulanlar arasında bir uyumsuzluk olduğunu fark ediyorlar.
Ancak bu durumu başından beri bilen işçiler, en tutarlı şekilde alarm zillerini çalmaya devam ettiler. YZ’nın zararlı yönleri konusunda uzun süredir uyarıda bulunmalarına rağmen, en az dinlenen ve en çok etkilenenler onlar oldu. YZ nedeniyle işlerini kaybetmemiş olsalar bile, işleri genellikle daha stresli ve mutsuz hale geldi. The AI Con (YZ Aldatmacası), özellikle iş yerlerine getirilen metin ve görsel-işitsel gözetim gibi, işçileri disipline etmek için kullanılan daha tehlikeli YZ biçimlerine dikkat çekiyor. Bu durumun farkında olması ve buna direnmeye hazır olması gereken sendikacılar için bu acil bir konudur.
Yazarlar Bender ve Hanna, sadece devam eden olayları anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda YZ’nın (her ne anlama gelirse gelsin) kaçınılmaz olmadığı farklı bir geleceğin çözümlerini ve vizyonunu sunuyorlar. YZ hakkında bize satılan saçmalıkları kabul etmek zorunda değiliz: düşünen bir kamuoyu olarak onu alaya alabilir ve örgütlü işçiler olarak gücümüzle uygulanmasına direnebiliriz. Patronlar ve politika yapıcılar, bir ‘yenilik eğrisine’ karşı çıkmanın kırılgan egolarına zarar verdiği için YZ’nın hız kesmeden devam etmesini tercih ederler. Ancak biz işçiler olarak bunu kabul etmek zorunda değiliz.
Bu reddi teşvik etmek için gerçeklere dayalı ağırlık ve güven veren The AI Con (YZ Aldatmacası), dikkate değer bir başarıdır. Son zamanlarda bu konuya ilgi duymaya başlayanlar için YZ’nın gizemini ortadan kaldıran bir kaynak ve deneyimli şüphecileri eleştirilerini keskinleştirmeleri için teşvik eden bir müdahale olan bu kitap, bir tüketici olarak YZ’nın aldatıcı reklamlarını alay konusu yapmak, bir vatandaş olarak buna karşı çıkmak ve bir işçi olarak buna direnmek için harekete geçme çağrısı niteliğindedir.
[1] John Chadfield, Communication Workers Union (İletişim İşçileri Sendikası) teknoloji alanından sorumlu ulusal yetkilisidir.
https://tribunemag.co.uk/2025/08/ai-is-a-total-grift