YZ ve Eleştirel Düşünme

Derleyen: M. Nilgün Ercan

Günlük yaşam ve çalışma hayatında üretken YZ araçlarının kullanımının yaygınlaşması işlerin hızlanması ve verimliliğin artmasında kazanımlar sağlıyor. Ancak, bu yaygınlaşma bazı soruları da beraberinde getiriyor: YZ’ ye bu kadar bağımlı hale gelmek insanların bilişsel becerilerini nasıl etkiliyor?

Organizasyon ve yönetim alanındaki konuları ele alan Oxford Review sitesinde yer alan, bir araştırmaya dayalı olarak hazırlanan inceleme ve bilgi notunda eleştirel düşünmenin bilgiyi analiz etme, değerlendirme ve sentezleme becerisini kapsayan çok yönlü bir süreç olduğu belirtilmektedir. Bunun sonucunda mantıklı yargılar oluşturmak ve bilgiye dayalı kararlara ulaşmak mümkün olmaktadır. Eleştirel düşünme süreci şu temel bileşenleri kapsamaktadır (1):

-Analiz: Karmaşık bilgileri daha basit bileşenlerine ayırma

-Değerlendirme: Bilginin güvenilirliği/dikkate alınabilirliği ve uygunluğunun değerlendirilmesi

-Çıkarım yapma: Delillerden ve verilerden mantıklı sonuçları çıkarma

-Otokontrol: Kendi muhakeme sürecini işletme

-Problem çözme: Sorunların üstesinden gelmek için muhakeme araçlarını kullanma

-Karar verme: Mantıklı gerekçelere dayalı analizlerden ortaya çıkan seçenekler arasından seçim yapma

Yazıda, İsviçre İşletme Okulu Kurumsal Öngörü ve Sürdürülebilirlik Strateji Merkezi tarafından ChatGPT gibi üretken YZ araçlarının eleştirel düşünme, derin düşünme ve bilişsel yük aktarm/yük boşaltma (cognitive offloading) üzerindeki etkilerine ilişkin olarak yapılan bir çalışmanın sonuçları paylaşılmaktadır. Derin öğrenme entelektüel uğraş ve analitik akıl yürütmeyi içeren, yüzeysel bilgi tüketiminin ötesine geçen bir düşünme sürecidir. Bu süreç yüksek düzeydeki bilişsel becerileri güçlendirerek dikkati odaklama, analiz yapma, kavramlar /olgular arasında anlamlı bağlantılar oluşturma gibi işlemleri gerektirmektedir. Çalışmanın sonucunda ortaya çıkan bulgular şunlardır (1):

1-YZ’ nin sıklıkla kullanımı ve eleştirel düşünme becerileri arasında güçlü bir negatif ilişki bulunmaktadır.

2-Bilişsel yük aktarımının eleştirel düşünme uğraşının azaldığının önemli bir ön göstergesi olduğu bulunmuştur.

3-17-25 yaş aralığındaki katılımcılarda daha fazla YZ bağımlılığı, daha az eleştirel düşünme puanları görülmüştür.

4-Daha yaşlı (46 yaş ve üstü) katılımcılar daha az YZ bağımlılığı ve daha güçlü eleştirel düşünme becerisi ortaya koymaktadır.

5-Yüksek eğitim seviyesi, YZ kullanımına bağlı olmaksızın eleştirel düşünce ile uyumlu bir ilişki göstermektedir.

6-Yüksek eğitim seviyesine ulaşmak daha fazla derin düşünme uğraşını işaret etmektedir.

7-Derin düşünme faaliyetlerinde cinsiyet önemli bir etki oluşturmamaktadır.

8-YZ araçlarını kullanma eleştirel düşünme seviyesi için en güçlü ön göstergedir.

9-Yüksek eğitim YZ araçlarının eleştirel düşünme üzerindeki olumsuz etkilerini azaltabilir.

10-YZ ve eleştirel düşünme arasındaki ilişki doğrusal değildir. Bu durum, bağlantının “Daha fazla YZ kullanma daha az eleştirel düşünme” saptamasından daha kompleks olduğunu göstermektedir. Olumsuz etkiler görülmeksizin orta/makul düzeyde YZ kullanımının mümkün olacağı, ancak belirli bir kullanım seviyesinden sonra negatif etkilerin hızlanabileceği ya da durağan bir seyir göstereceği  anlamına da gelebilir.

11-Katılımcılar YZ’ nin bilişsel becerileri üzerindeki uzun vadeli etkilerine ilişkin kaygılarını belirtmiştir.

12-YZ araçlarına güven daha üst dış araçlara bilişsel yük aktarma ile örtüşmektedir.

İlk araştırmalar YZ’ nın fazla kullanılmasının belirli yetenekleri azaltabileceği yönünde olmakla birlikte, bazı araştırmaların sonuçları ise bu bağlantıların daha karmaşık olduğunu ve farklı sonuçlara varılabileceğini göstermektedir. Bunlara göre, pasif kullanım yetenekleri geriletebilir; ama belirli amaçlara yönelik odaklı kullanım eleştirel düşünme ve yaratıcılığı arttırabilir.

Amerikan Psikoloji Derneği sitesinde yer alan bir yazıda (2), psikologların ve diğer araştırmacıların insanların YZ ile nasıl bağ kurduklarını ve temel insani yeteneklerini -zayıflatmak yerine- nasıl güçlendirebileceklerini ortaya çıkaracak model ve tasarımlar üzerinde çalışma yaptığı ele alınıyor İşyerinde YZ kullanımı üzerinde araştırma yapan Massachusetts Teknoloji Enstitüsünde Doçent Jackson G. Lu meselenin YZ’ yi kullanıp kullanmamak olmadığını, nasıl kullanıldığının önemli olduğunu söylüyor. Bundan dolayı farkın teknolojiden ziyade kullanıcı tarafında olduğunu ekliyor. Çoğu araştırmacı YZ’ nin mevcut bilgileri bir araya getirme konusunda oldukça başarılı olduğu konusunda aynı görüşte; ama yeni bir durum, örneğin yeni bir korona virüs ortaya çıktığında onu çözmek için insan yaratıcılığının gerekli olduğu da vurgulanıyor.

Halen, insanlar bilişsel görevleri başka araçlara yüklemekte; telefon numaralarını depolayarak veya hatırlanması gereken randevu veya işlerini takvime yükleyerek zihinlerini başka konulara ayırıyorlar. Bu durum, yukarıda da değinildiği gibi, zihinsel çabalarını gerekli işlere odaklamak için dış araçları veya kaynakları kullanarak bilişsel yük aktarma olarak tanımlanıyor. İnsanların bilişsel açıdan cimri olduğu üzerinde genel bir mutabakat var. Eğer bir işin daha az bilişsel çaba ile yapılmasını sağlayacak bir seçenek varsa o seçenek tercih ediliyor.

Başka teknolojilerle geçmişte yaşananlar insanların yeteneklerini başka araçlara yüklemeleri halinde neler olacağını gösteriyor. Örneğin, yön bulmak için navigasyon cihazlarının kullanılması durumunda yön tayini duygusu zamanla azalıyor. Bir araştırmacı “Bilgiyi işleme ve sentezleme olmaksızın sadece talimatları takip etmenin sonucunda esasen pasif yolcular haline geliyoruz. Ama bir teknoloji çok iyi ve her zaman erişilebilir ise belki de bu kaybetmeye istekli olacağımız bir yetenek olabilir” diyor.

Yapılan araştırmalara değinilen ve uzman görüşlerine başvurulan yazıda, araştırma sonuçlarının YZ’ nin aktif katılım yerine pasif tüketimi teşvik ederek bilişsel yetenekler üzerinde değişiklik yapma gücü olduğunu gösterdiği belirtiliyor. Microsoft ve Carnegie Mellon Üniversitesi araştırmacıları tarafından 319 bilişim çalışanı üzerinde yapılan bir araştırmada üretken YZ’ ye daha fazla güven duyan katılımcılar görevlerini tamamlamak için YZ kullandıklarında eleştirel düşünceye daha az yer verdiklerini söyledi. Bu görevler yeni fikirler geliştirmek, yeni konuları ögrenmek ve karar vermek için rehberlik almak gibi konuları içeriyordu. London College Üniversitesinde öğrenme ve YZ konularında çalışan Prof. Mutlu Çukurova, halen insanlar ve üretken YZ arasındaki çoğu iletişimin ver-al biçiminde olduğunu; soru sorulup karşılığının alındığını ve işe devam edildiğini söylüyor. Bu durumun bilişsel gelişmeden çok bilişsel küçülmeye neden olduğunu ekliyor.

Uzmanlar, bireylerin bilişsel becerilerini aktif olarak tutmak konusunda sorumlu olduklarını ve hangi işleri, ne düzeyde dış araçlara aktaracakları konusunda bilinçli davranmaları gerektiğini belirtiyor. Buna karşılık, çoğu işyerinde yöneticiler tarafından çalışanlar üzerinde bir işin olabildiğince çabuk yapılması konusunda güçlü bir özendirme veya baskı olduğunu vurgulayarak, kalite yerine verimliliğe önem verilirse YZ’ nin hızlı ve kabul edilebilir ancak vasat sonuçlar verdiğine de dikkat çekiyorlar. Daha geniş bir çerçevede ele alınırsa, insanlar bilişsel becerilerini YZ’ ye aktarmaya devan ettikleri takdirde zamanla insana ait yaratıcılık ve inovasyon kapasitesinin zayıflayacağından kaygı duyuluyor. Bu nedenle işyerlerinde kısa vadeli çıktılar yerine insanların uzmanlığını koruyacak uzun vadeli kazanımların dikkate alınması gerektiği vurgulanıyor.

YZ kullanımının eğitimdeki etkisi üzerinde de durmak gerekiyor. Araştırmacılara göre, yüksek eğitimde Büyük Dil Modellerini (LLM) kullanan öğrencilerin yazı ve araştırma görevlerinde bilişsel yükleri azalmakla birlikte alışılagelmiş yöntemleri kullananlara kıyasla muhakeme ve akıl yürütme becerilerinin daha zayıf olduğu ortaya çıkıyor. Bir başka araştırmada LLM kullanan öğrencilerin daha dar bir düşünce aralığına odaklandıkları, önyargı ve yüzeysel analizler yaptıkları bulundu. Bilgiyi değerlendirme, sorgulama ve bağımsız kararları oluşturmaya dayanan eleştirel düşünme sürecinin YZ’ nin tamamen taklit edemeyeceği, insana özgü bir beceri olarak kalmaya devam edeceği belirtiliyor (3). Yapay zeka teknolojisi araştırma, sanayi ve kamusal alanlarda giderek daha fazla bilgi alma ve karar verme süreçlerine entegre edilirken YZ’ nin sınırlarını, önyargı ve hatalarını gözden kaçırmamanın yanı sıra, eleştirel düşünme becerilerimizi de diri tutmak konusunda dikkatli olmak gerekiyor.

Kaynaklar:

1-Oxford Review Briefings, How Artificial Intelligence (AI) Tools Affect Critical Thinking Skills and Cognitive Offloading; yazı orijinal kaynağa dayalı bilgi notudur: copyright © Oxcognita LLC 2024

2-Zara Abrams, 1 Temmuz 2026, American Psychological Association, How AI is reshaping human skills and thinking

3- Duke Center for Teaching and Learning, Does AI Harm Critical Thinking – Duke Center for Teaching and Learning, tarihsiz

Görsel: Oxford Review Briefings sitesinden alınmıştır

 

 

 

 

 

 

 

 

Scroll to Top