
Derleyen: M. Nilgün Ercan
BBC sitesinde yayımlanan bir makale günümüzdeki iki süper gücün yapay zeka alanındaki rekabetinde karşılıklıüstünlüklerini ve hamlelerini ele alıyor. Geçtiğimiz yüzyılın ikinci yarısında ABD ile SSCB arasındaki uzay venükleer silah rekabetinin yerini bu yüzyılda ABD ile Çin arasındaki yapay zeka yarışı almış durumda. Kavganınaraştırma laboratuvarları, üniversite kampüsleri ile dünyanın en zengin şirketleri tarafından gözetim altında tutulan, uç teknolojilerle uğraşan start up firmalarının ofislerinde ve hükümetlerin en üst kademelerinde sürdüğü belirtiliyor.
Trilyonlarca ABD$ tutarındaki bu yarışta iki tarafın da üstünlükleri var; bazı yorumlara göre bu yarış beyin ile gövdearasında. ABD geleneksel olarak sohbet robotları, mikroçipler ve büyük dil modelleri (LLM) gibi YZ’ nın beynine ait alanlarda başı çekiyor. Buna karşılık, Çin robotlar, özellikle insansı robotlar alanında üstünlük taşıyor. Ancak her iki
taraf da rakibinin herhangi bir alana hakim olmaması için uğraş vermeye devam ediyor (1). 2022’ de OpenAI tarafından kamuoyuna açıklanan ChatGPT ile daha sonra LLM’ ler konusunda yarışa giren Anthropic,
Google ve Perplexity gibi şirketler ABD’ nin bu alanda elini yükseltti. BBC’ ye konuşan bir ABD’ li yetkili ABD’ nin esas stratejik avantajının algoritma kodlarında değil, daha çok Silikon Vadisi şirketleri tarafından kullanılan ve LLM’ lerin oluşmasını sağlayan güçlü mikroçiplerde olduğunu, bu alanın ABD tarafından kontrol edildiğini belirtiyor.
Mikroçiplerin çoğu, değeri 5 trilyon ABD$’ na yükselen Kaliforniya merkezli Nvidia şirketi tarafından üretiliyor. ABD bunların ihracatı üzerinde sıkı bir kontrol oluşturmuş durumda. Bu politikalar 1950’lerde ileri elektronik malzemelerin Sovyetler Birliği ve müttefiklerine ihraç edilmemesine benzer bir kontrolü içeriyor; ayrıca Biden’ in başkanlığı sırasında daha da sıkılaştırıldığı ekleniyor. ABD ülke dışında üretilen çipler için de bu kontrolü sürdürüyor; örneğin çiplerin büyük bölümü Taiwan Semiconductor Manufacturing Company tarafından üretiliyor. ABD “foreign direct product rule” denen düzenleme ile ABD kaynaklı parçaları veya teknolojiyi ihtiva eden malzemeler ile ilgili olarak yabancı firmaları ABD kurallarına uymaları konusunda zorluyor. Çin neden bu çipleri imal etmiyor meselesine gelince, bunun için ultraviyole baskı makinası gerekiyor ve bunu dünyada sadece bir Hollanda firması olan ASML imal ediyor. ABD söz konusu firmaya da bu makinaları Çin’ e yollamaması konusunda aynı şartı ileri sürüyor.
2025 yılının Ocak ayında Çin YZ tabanlı sohbet robotu DeepSeek ile ABD’ ye bir karşılık verdi. Önemli bir fark maliyetlerdi; zira Deep Seek ABD tarafından üretilen LLM maliyetlerinin çok daha azına mal olmuştu. 27 Ocak 2025 tarihinde Nvidia tek bir günde ABD borsa tarihinde görülen en büyük piyasa değer kaybına uğradı. ABD’ nin ihracat kontrolleri ters tepmiş ve Çin kendine yeterlilik konusunda önemli bir adım atmıştı.

DeepSeek ‘in dikkat çeken özelliği, Anthropic, OpenAI gibi Amerikan modellerinin yaptığı işi modeli eğitmek üzere daha az çip kullanarak yapmasıydı. Bu gelişmenin Çin’ de YZ ekosisteminin gelişmesini hızlandırıcı bir adım olduğu genel olarak kabul edildi. Ayrıca, bu durum YZ ‘nin gelişmesinde iki ülkenin farklı yollar izlediğine de işaret ediyordu. ABD’ de YZ şirketleri fikri mülkiyet haklarını sıkı bir şekilde korurken Çin ağırlıkla “açık kaynak” yaklaşımını izliyordu. İnovasyonu hızlandırmak için Çin’ de firmalar kodlarını çevrim içi yayımlıyor, diğer firmalar da bundan yararlanıyor ve daha iyi hale getirmek üzere çalışıyordu. Sonuç olarak YZ “beyinleri” alanında liderlik artık o kadar net değildi. Belki Çin kökenli modeller ABD modelleri kadar iyi değildi ama onlara göre çok daha ucuzdu.
YZ tabanlı “gövdeler” meselesine gelince, robot ve dronlar Çin’ in tarihsel olarak önde olduğu bir alandı. 2010’ lu yıllardan beri Çin yönetimleri araştırmalara ve imalatçılara milyarlarca ABD$ tutarında fonlar ve teşvikler sağlamaktaydı. Halen Çin’ de 2 milyon işleyen/çalışan robot olduğu tahmin edilmekte, robotların günlük yaşama entegre edildiği de görülmektedir. Çin’ deki imalat sanayinin gücünün de önemli bir rol oynadığı bu alanda Çin özellikle insansı robotlar imal etmekte uzmanlaşmıştır.
ABD kökenli bir düşünce kuruluşu olan Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi ülkenin güneyinde “karanlık fabrika” olarak adlandırılan bir tesis hakkında rapor hazırladı; tesisin 2000 robot ve otonom araçla dakikada bir yeni araba üretebilecek kapasitede olduğunu iddia etti. “Karanlık fabrika” deyimi ise tesisin tamamen otomatik olması ve teorik olarak herhangi bir insan varlığı olmaksızın karanlıkta çalışabilmesinden kaynaklanıyor.
Robotlar ve otonom makinalara önem verilmesinin nedeni olarak Çin’ deki yaşlanan nüfus gösteriliyor. 2035 yılına kadar Çin’ de 60 yaş ve üstü nüfusun ABD’ nin toplam nüfusunu geçeceği tahmin ediliyor. Çin’ de üretilen robotlar sadece yurt içi hizmetlerde kullanılmıyor; küresel insansı robot pazarını %90’ a yakın bir oranda Çin menşeli şirketler kontrol ediyor. İnsansı robotlar pazarı henüz yeni gelişmekte; araştırma şirketlerine göre 2025 yılında 13 bin ile 18 bin arasında insansı robot satıldı. Bu piyasanın 2035 itibariyle 38 milyar ABD$’ na, 2050 itibariyle 5 trilyon ABD$’ na yükseleceği tahmin ediliyor. İnsansı robotlar daha çok araştırma, perakende sektörü ve endüstriyel kullanım için satılıyor (2).
Ancak robotların işleyebilmesi için beyne, yani işletim sistemine veya yazılıma ihtiyaç var. Tekrarlayan işler yapmaları halinde bu konu çok karmaşık olmayabilir ve Çin bunu kendi olanaklarıyla yapabilir. Buna karşılık daha kompleks işleri yerine getirebilmeleri için ajan (tabanlı) YZ denen, çoklu adımları içeren görevleri yerine getirebilen, bağımsız bir aktör gibi çalışabilen YZ programları gerekiyor. Burada ABD’ nin elindeki güçlü “beyinler” gündeme geliyor; araştırmacılara göre bir robotun %80’ ini de beyin oluşturuyor.
Şimdi ABD ve Çin robotlarla ajan YZ’ yi biraraya getirme konusunda yarışıyor. Boston Dynamics adlı şirket bir yazılım şirketi olan IFS ile iş birliği yaparak termal görüntüleme için yüksek teknolojili kamera ile akustik izleme içeren, köpek görüntülü bir robotu kullanmaya başladı.
Spot adı verilen robot kritik işletme verilerini toplamak üzere oluşturuldu. Ekipmandaki aşırı ısınma, gaz veya hava sızıntıları, sıvıların dökülmesi veya voltaj anomalileri gibi verileri tespit ediyor; bilgi doğrudan IFS’ nin ajan YZ sistemine gidiyor, karar veriliyor ve uygun önlemler alınıyor. Bu şekilde YZ kullanılarak insan müdahalesi olmadan baştan sona otonom bir süreç ile veriler üzerinden analiz yapılarak sorunu çözmek olanağına kavuşuluyor. Bu iş birliği imalat, enerji, madencilik ve kamu hizmetleri gibi işletmeciliğin kritik olduğu alanlara yoğunlaşmış durumda. Sistem güvenlik, verimlilik, insanların tehlikeli ortamlara maruziyetini azaltmak ve hızlıca karar almayı sağlamak amacıyla tasarlandı (3).
Tahmin edileceği üzere, robotlar ve ajan YZ’ nin entegrasyonu bunlarla sınırlı değil, teknoloji savaş dronları gibi hiç masum olmayan alanlarda da yerini alıyor. Ukrayna ordusu 2025 yılı yazında Rusya’ nın kilometrelerce içine doğru gidip hedef saptayan Gogol- M dronlarını (an aerial “mothership” drone- daha küçük dronları taşıyan, otonomarabaların benzerleri olarak nitelendirilebilecek hava araçları) kullanmaya başladı. Bunlar insan müdahalesi olmadan, patlayıcıları taşıyan saldırı amaçlı küçük dronları kullanmadan önce yerdeki hedefleri belirleyebilen ve tekrar kullanılabilen silahlar.
YZ yarışını kimin kazanacağı konusunda uzmanlar bunun aya ayak basmak gibi tek bir adımdan ibaret olmayacağını, bu alanda, kapasiteyi geliştirmek, YZ’ yi ekonomiye entegre etmek ve küresel standartları oluşturmak gibi sürdürülebilir avantajlar sağlamanın belirleyici olduğunu dile getiriyor. Bu meseleyi elektrik ve bilgisayarlara benzetenler de var; başarı ilk sistemi kimin bulduğuna daha az ama kimin ekonomik alanda etkin şekilde kullandığına daha çok bağlı olacak.