Bir tercih meselesi: Yapay zekâ çağında insanlar ve olasılıklar

United Nations Development Programme: Bir tercih meselesi: Yapay zekâ çağında insanlar ve olasılıklar

 

2025 İnsan Gelişimi Raporu’nun kapak ve bölüm görsellerinde, çeşitli tarihi dönem ve kültürlerin sanatsal tarzlarında portreler yer alıyor ve insanların teknoloji kullanımına dair ince göndermeler bulunuyor. Örneğin, kapakta, tarih öncesi mağara resimleri tarzında teknoloji ipuçları içeren bir arka plan önünde kulaklık takmış modern bir kadın gösteriliyor; bu, insanlığın dünyayı anlama ve şekillendirme yönündeki ilk girişimlerinin bir yankısı. Tarihi modern teknoloji sembolleriyle birleştiren görseller, insanı merkeze yerleştiriyor ve geçmiş ile gelecek arasında köprü kurmayı amaçlıyor; yapay zekâdaki (YZ) günümüzdeki atılımları ve onlarla etkileşim kurduğumuz medyayı, insanlığın insan gelişimini ilerletmeye yönelik açık uçlu yolculuğunun bir parçası olarak konumlandırıyor. Bir grafik tasarımcı, YZ ile çalışarak, sisteme fikirler ve yaratıcı yönlendirmelerle rehberlik ederek görselleri oluşturdu; YZ’nin bir dizi görsel çıktı üretmesini sağladı ve grafik tasarımcı daha sonra bunları düzenledi, geliştirdi ve son haline getirdi. Sanat eserlerinin kendileri, YZ’nin iş yapma biçimimizi nasıl yeniden şekillendirebileceğini, yeni yaratıcı olanaklar ortaya çıkarabileceğini ve insanların yapabileceklerini artırabileceğini yansıtıyor. Kapak ve diğer görseller, yapay zekânın hakim olduğu bir dünyanın belirsizlikleri ve olasılıkları arasında yol alırken, durup düşünmenizi davet ediyor.

Raporun giriş bölümünde Achim Steiner aşağıdaki değerlendirmeyi yapıyor.

Yapay zekâ (YZ) yıldırım hızıyla ilerliyor. Ancak YZ hızla ilerlerken, insan gelişimi duraksıyor. İnsan Gelişim Endeksi’nde yansıyan on yıllarca süren ilerleme, Covid-19 pandemisi ve ardından gelen krizlerin vurduğu darbelerden net bir toparlanma olmadan, yerinde saydı. Bir yol ayrımındayız: YZ geleceğimizi yeniden tanımlamayı vaat ederken, aynı zamanda zaten dengesiz olan bir dünyanın bölünmelerini derinleştirme riskini de taşıyor. YZ gücüyle desteklenen bir Rönesans’ın eşiğinde miyiz yoksa eşitsizliğin ve aşınmış özgürlüklerin hüküm sürdüğü bir geleceğe doğru uykuda mı ilerliyoruz? Manşetler, politikalar ve kamuoyu tartışmaları çok sık olarak YZ’nin uzak bir gelecekte -ütopik veya distopik- neler başarabileceğine odaklanıyor. Bu deterministik görüşler sadece güçsüzleştirici değil; aynı zamanda son derece yanıltıcıdır. Geleceğin bugün yaptığımız seçimlerle şekillendiği gerçeğini gizliyorlar.

2025 İnsan Kalkınma Raporu, “Bir Seçim Meselesi: Yapay Zeka Çağında İnsanlar ve Olasılıklar”, bize hangi teknolojilerin gelişeceğini, nasıl kullanılacağını ve kime hizmet edeceğini belirleyenlerin makineler değil, insanlar olduğunu hatırlatıyor. Yapay zekanın etkisi, ne yapabileceğiyle değil, tasarımında, geliştirilmesinde ve uygulanmasında verdiğimiz kararlarla tanımlanacaktır. Bu kararların merkezinde, yapay zeka odaklı bir dünyada insanların rolüne nasıl baktığımız yer almaktadır. Yapay zekanın kaçınılmaz olarak insanlığı kenara iteceğini varsaymak, ilerlemesini sağlayan asıl gücü, yani bizi göz ardı etmektir. Yapay zekanın rutin olmayan görevleri otomatikleştirme kapasitesi, insan yerini alma korkusunu körükledi; ancak bu, insanları sadece görev yapan kişiler olarak gördüğümüzde geçerlidir.

Bu Rapor bu görüşe meydan okuyor. Rapor, “ulusların gerçek zenginliği” olan insanların, gerçekleştirdiğimiz görevlerin toplamından çok daha fazlası olduğunu savunuyor. Rapor, yapay zekayı bizi ne kadar yakından taklit ettiğiyle ölçmek yerine, insanlar ve makineler arasındaki farklılıkların insan potansiyelini genişleten güçlü tamamlayıcılıklar yaratabileceğini vurguluyor. Bu insan merkezli bakış açısı, küresel krizlerin üst üste geldiği bir dönemde daha da kritik hale geliyor. Yapay zekanın tek başına kalkınma sorunlarımızı çözebileceğine inanmak cazip gelebilir. Ancak bu inanç, rehavete yol açar.

Bizden sorumluluktan vazgeçmemizi ve uzun zamandır ilerlemeyi engelleyen siyasi, sosyal ve sistemik engelleri görmezden gelmemizi ister.

 

https://hdr.undp.org/system/files/documents/global-report-document/hdr2025reporten.pdf

Scroll to Top