Matematikçiler ile OpenAI tartışması ne anlatıyor?

Derleyen: M. Nilgün Ercan

Geçtiğimiz Eylül ayında, hava, su gibi akışkanların hareketi ile ilgili olan ve matematikte milenyumun ödüllü yedi probleminden biri sayılan Navier-Stokes denkleminin yapay zeka kullanılarak çözüldüğünün açıklanması birden fazla açıdan tartışma yarattı. Tartışmalardan biri, elde edilen sonucun sahipliği ile ilgiliydi. OpenAI şirketinden yapılan açıklamada problemin yeni bir model kullanılarak birkaç gün içinde çözüldüğü ileri sürülüyordu. Öte yandan New York Üniversitesinden matematikçi Prof. Tristan Buckmaster ve araştırmacı, aynı zamanda Anthropic elemanı olan Levent Alpöge, OpenAI’ ninkiler de dahil çok sayıda Büyük Dil Modeli kullanarak sonuca varmışlardı.  OpenAI’ nin kendi yaklaşımını kullanarak sonuca ulaştığını belirten Buckmaster’ ın aktardığına göre, açıklama sonrasında taraflar arasında yoğun bir iletişim yaşanmış, şirket tarafından öneriler getirilmiş, bu görüşmelerde OpenAI, makale yayımlanırken rakip şirketi Anthropic’in elemanı olan Levent Alpöge’ nin yazarlar arasında isminin yer almamasını istemişti (1).

Başarının sahipliği meselesinin yanı sıra bu gelişme üzerine ödüllü 28 matematikçinin imzası ile 11 Eylül 2026’da bir deklarasyon yayımlandı (2). Deklarasyonda YZ’ nin son aylarda önemli matematik problemlerini çözdüğüne ilişkin başarılarının manşetlerde yer aldığını, ancak problemleri çözmenin, kavrama ilişkin temel prensipleri anlama ve derinlemesine kavrama becerilerini geliştirme amacına ulaşılması için sadece bir araç ve gösterge olduğu, YZ çağında bunun unutulması halinde aracın öncelikli amaca dönüşmesi riski olduğu belirtildi. Matematikçiler, bu durumu entelektüel çalışmaya yönelen genel bir tehlike olarak gördüklerini, çoğu alanda yıllar süren eğitimin sadece nihai bir cevap bulmak veya ürün oluşturmak ile sınırlı olmadığını, aynı zamanda yeni fikirler ve sorular ortaya atmayı sağlayacak kavrama yeteneğini geliştirmek olduğunu belirttiler. YZ’ nin matematik çalışmalarını hızlandırma potansiyeli olduğunu, ancak yapay zekanın etkilerinin bir meslek alanı olarak matematik için yararlı mı yoksa yıkıcı mı olacağı hususunu büyük ölçüde yeni teknolojiyi geliştirenlerin belirleyeceklerini aktardılar. Deklarasyonda ayrıca bugün matematik topluluğunun karşı karşıya kaldığı durumun diğer bilimsel ve yaratıcı mesleklerin yanı sıra insanlığı da ilgilendirdiği belirtilerek, YZ iş yapma yöntemlerini değiştirdikçe, en başta dikkate alınması gereken, çalışma yapmanın ne anlama geldiğine yönelik bakış açımızı kaybetmemekten nasıl emin olacağız sorusu yer aldı.

Bu gelişmenin arkasından 6 Ekim 2026’ da OpenAI’ nin henüz açıklanmamış bir model kullanarak matematiğin çeşitli dalları ile ilgili problemlerin çözümü veya çürütülmesine ilişkin art arda 700’dan fazla makale yayınlaması karşısında matematikçilerin tepkileri yeniden yükseldi. OpenAI’ nin yaptığı matematiksel ispatların doğrulanması LEAN adı verilen bir program ile yapılıyordu. Uzmanlar bu doğrulamanın insanlar açısından anlaşılabilir durumda olmadığını belirterek, OpenAI bu alanda hızlı ilerleme sağlasa bile doğrulama açısından matematikçilerin emek vermesi gerektiğini belirttiler.

Yapay zekanın yarattığı potansiyel risklere karşı Eylül 2026’ da kurulan Association for Human Mathematics (AHM)’ nin kurucularından, aynı zamanda Kaliforniya Üniversitesi /LA’ dan ödüllü matematikçi Terence Tao, matematikçilerin gerek tarih gerekse alana özgü değerlendirmeler ile belirli bir ilerleme vizyonuna sahip olduğunu, OpenAI’ nin söz konusu alanlarda ilerleme sağladığı yönündeki iddialarını reddettiklerini belirterek, bu tür makale yayınlama modelini kuşku ile karşılamaları için matematikçilere ve kamuoyuna çağrı yaptı (3).

Tao aynı zamanda OpenAI’ nin yaptığına “Tek seferde 700’ den fazla dosya açıklamak akademik yetkinlik göstermek değil, sadece güç sergilemektir.” şeklinde çarpıcı bir yorum getiriyordu. Nitekim, akademisyen Buckmaster de New York Times’ a verdiği demeçte, birkaç yıl önce iki İspanyol araştırmacının yaptığı çalışmadaki yaklaşım olmasa ne kendisinin ne de OpenAI’ nin Navier-Stokes problemine ilişkin sonuca varmasının mümkün olmadığını belirtiyordu. Bu açıklamalar, bir anlamda akademik/bilimsel yetkinlik kazanma süreci ile piyasa değeri yüzlerce milyar dolara varan sermaye gücünün kendini yeniden üretme mantığı arasındaki farka işaret ediyordu.

Princeton Üniversitesi, İleri Çalışmalar Enstitüsü’nden bir grup bağımsız matematikçi, gelinen noktayı, insan olmaksızın tezlerin anlaşılması, doğrulanması ve sorumluluğun alınması imkanının olmadığı matematiksel çıktıların YZ tarafından yapıldığı bir durum olarak tanımladı. İnsanın matematiği kavrayışının en önemli unsur olduğuna inandıklarını, bu yeni dönemde, sorumluluk taşıyan bir akademik çıktının parçası olarak insanın matematik kavrayışını içermesi gereken bir alanda yeni paradigmaya yönelik nasıl çözüm üretebiliriz sorusunu eklediler. Matematik grubunun kaygılarını açıklamaları sonrasında OpenAI onlarla birlikte çalışabileceklerini beyan etmekle birlikte YZ modelini önemli matematik problemleri ile test etmeyi durduracağına dair bir açıklama yapmadı. Uzmanlar, şirketin sonuçların dikkatle incelenmesini gerektiği şekilde yaptığından kaygı duyduklarını açıkladı (4).  Üstelik, OpenAI tarafından Danışman Grubu olarak oluşturulan bir grup bağımsız uzman da YZ modellerinin küresel matematikçiler topluluğunun erişimine açık olması gerektiğini, tescilli dahili modellerin kullanılmasıyla matematik araştırmalarında risk yaratıldığını belirtmişti.

Konu sadece matematik ile sınırlı olmadığından, Chemical& Engineering News Dergisi editörler grubu tarafından temel kimya araştırmalarının önünde de karmaşık, anlaşılması zor problemler bulunduğuna dikkat çekilerek, kişi olarak araştırmacıların önünde düşünmeyi bırakmaksızın bu araçların nasıl kullanılacağına dair çözüme kavuşturulması gereken acil bir konu bulunduğu belirtildi (1). YZ’ nin çalışmalarda performansı arttırdığına dair sonuçlar bulunmakla birlikte, bilişsel faaliyetleri dışa aktarmanın zorlukla kazanılan yetenekleri zaman içinde kaybettirme riskini arttırdığı, özellikle YZ akla yatkın, saptanması zor yanlışlıklar yapabildiği için bu riskin daha da büyüdüğü vurgulandı.

 

Kaynaklar:

1-Chemical &Engineering News editoryal grubu, 5 Ekim 2026, Editorial: What can chemists learn from how AI is shaking up mathematics?

2- Math and AI, 11 Eylül 2026, Declaration — Math and AI

3- Frank Landymore, 9 Ekim 2026, Futurism, Mathematicians React With Fury as OpenAI Releases Hundreds of New AI-Generated Proofs

4- Johana Bhuian, 7 Ekim 2026, The Guardian, OpenAI’s release of mathematical findings draws concerns from experts | OpenAI | The Guardian

Görsel: Shutterstock / Futurism

Scroll to Top